İslam'ın Ünlüleri
21 Mayıs 2015 Perşembe
20 Mayıs 2015 Çarşamba
Enes bin Malik (ra)
عَنْ اَنَسٍ رَضِىَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ خَدَمْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَشْرَ سِنِينَ فَمَا قَالَ لِي
اُفٍّ وَلَا لِمَ صَنَعْتَ وَلاَ اَ لاَّ
صَنَعْتَ
Hz. Enes b. Mâlik radıyallahu
anh’ın şöyle dediği nakledilmiştir: “Peygamber aleyhisselâm’a on yıl
hizmet ettim. Bu süre zarfında bana bir kere bile ‘öf’ demedi (en küçük bir
azarını bile işitmedim). Yaptığım bir şeyden dolayı, ‘Onu niçin öyle yaptın?’;
yapmadığım bir şeyden dolayı da, ‘Onu niçin yapmadın?’ demedi (Beni eleştirip
rencide etmedi).”
(Buhârî, Edeb:39; Müslim, Fedâil:13)
Rabbimiz (c.c) şanlı Kur’ânında, Sevgili Elçisi’ni (s.a.s)
överken, “Muhakkak ki sen yüce bir
ahlâka sahipsin.” buyurmaktadır.[1] Bu
öyle muazzam bir ahlaktır ki, sahibini asaletin ve nezaketin zirvesine
kanatlandırmıştır. Çocukluğundan itibaren yanında kalan Hz. Enes’e (r.a), on
sene boyunca hoşgörüyle muamele edip hiçbir eleştiride bulunmaması bu asalet ve
nezaketin en güzel örneklerindendir.
(Erol Demiryürek)
Hz. Peygamber (sav)'in Şairi: Hassan bin Sabit
Arapların en büyük şairlerinden biri
olan Hassan bin Sâbit yeni Müslüman olmuştu. O sıralar müşrik şairler,
hicivleriyle Müslümanlara dil uzatıyor, rahatsız ediyorlardı. Müslümanların bu
müşrik şairlere cevap verecek bir şaire ihtiyaçları vardı. Zira o zamanlar
Araplar şiire çok önem veriyorlardı. Böyle bir şairin arandığını duyan Hassan
bin Sâbit hemen Resûlullah’ın huzuruna vardı. Dilini eliyle tutarak, “Yâ Resûlallah!
İşte ben size dilimle yardım etmeye hazırım, onları hicvederek haklarından gelirim!”
dedi.[1]
Fakat hicvederek yerin dibine batıracağı kimseler, Peygamber
Efendimizin de mensubu olduğu Kureyş kabilesindendi. Onları hicvederken sözün
Resûlullah’a dokunması ihtimali vardı. Allah’ın Resûl’ü bu duruma şu
sözlerle işaret etti:
“Sen onları nasıl
hicvedeceksin? Biliyorsun, ben de neseben onlardanım.”
Hassan bin Sâbit bu
sözlere şöyle cevap verdi:
“Yâ Resûlallah, ben şiirlerimde
mukaddes şahsiyetinizi hamurdan kıl çeker gibi Kureyş müşrikleri arasından
nezaketle çeker, çıkarırım.”[2]
Bunun üzerine Resûlullah
(a.s.m.) ona izin verdi. Fakat müşriklerin neseplerini öğrenmek için Hz. Ebû
Bekir’den istifade etmesini söyledi. Çünkü sahabiler arasında nesep ilmini en
iyi bilen Hz. Ebû Bekir’di. Hz. Hassan bundan böyle hicivleriyle müşriklere
hücum etmeye ve Müslümanları rahatlatmaya başladı. Sadece müşrikleri
hicvetmekle kalmıyor, okuduğu şahane şiirlerle Peygamber Efendimizi ve İslam’ı
methederek müminlerin gönüllerinde ulvi heyecan dalgaları meydana getiriyordu.
Bir şiirinde şöyle diyordu:
“Resûlullah’ın
pak alnı karanlık içinde göründüğü zaman, ortalığa nur saçan, karanlığı izale
eden lamba gibi görünür.”
Hicret esnasında
Müslüman olan Hassan bin Sâbit bu sırada 60 yaşındaydı. Medine’nin köklü
kabilelerinden biri olan Hazreç kabilesine mensuptu. Asılları ise Yemen
tarafından gelmişti. Diğer taraftan Peygamber Efendimizle de uzaktan akrabalığı
vardı.
İslam’la müşerref
olduktan sonra şiirlerinde gayriislami temaları terk etmiş, tamamen İslami
mevzularda şiir söylemeye başlamıştı. O gerek müşrikleri hicveden ve gerekse
Resûlullah’ı müdafaa ve metheden şiirlerinde öylesine başarılıydı ki, artık
“Resûlullah’ın Şairi” unvanıyla anılmaya başlanmıştı.
Hayatı boyunca Resûlullah’ı şiirleriyle memnun eden Hassan bin Sâbit, onun vefatının ardından duyduğu derin kederi yine yazdığı mersiyelerle dile getiriyordu:
“Artık senin vücudunu topraklar mı örttü?
Keşke senin yerine kara topraklara giren ben olaydım!
Senin vefatından sonra Medine’de insanlar arasında mı yaşayacağım?
Mü'minlerin Bilge Annesi: Hz. Aişe (r.anha)
Kur’an’a göre Hz. Peygamber’in hanımları müminlerin anneleridir. Peygamber hanımı olmanın da farklı bir sorumluluğu vardır. Hz. Peygamber’in hanımları arasında Hz. Aişe müstesna bir yere sahiptir. O, ilmî şahsiyeti ve sosyal faaliyetleriyle ön plana çıkmış, müminlerin bilge annesi ve fıkıhçı kadınların öncüsü olmuştur.
Hz. Ali'den özlü sözler...
Faziletlerin başı ilimdir.
Fazilet sahibinin kıymetini, ancak fazilet sahibi bilir.
Fırsat karınca yürüyüşü ile gelir, yıldırım hızı ile gider.
Fazilet sahibinin kıymetini, ancak fazilet sahibi bilir.
Fırsat karınca yürüyüşü ile gelir, yıldırım hızı ile gider.
Fikir
çatışmalarından hakikat çıkar.
Fikir sahibi her şeyden ibret alır.
Fikir sahibi her şeyden ibret alır.
İlim
meclisi cennet bahçesidir.
İlim tükenmez bir hazine, akıl eskimek bilmez bir elbisedir.İlimden başka herşey azaldıkça değeri yükselir, ilim ise çoğaldıkça değeri yükselir.İlmin bereketi güzel ameldir.İlmin veraseti olmaz, ölülerinizin kemikleriyle övünemezsiniz.
İlim tükenmez bir hazine, akıl eskimek bilmez bir elbisedir.İlimden başka herşey azaldıkça değeri yükselir, ilim ise çoğaldıkça değeri yükselir.İlmin bereketi güzel ameldir.İlmin veraseti olmaz, ölülerinizin kemikleriyle övünemezsiniz.
İnsanı
vaktinden önce yıpratan bir şey varsa o da tembelliktir.
İnsan
belayı dilden bulur.
İnsan cahil olduğu şeyin düşmanıdır.
İnsan cahil olduğu şeyin düşmanıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






